Romans Edebiyat Seti-10 Kitap Takım
Romans Edebiyat Seti-10 Kitap Takım

Kürk Mantolu Madonna 

Kürk Mantolu Madonna Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf ve İçimizdeki Şeytan'dan sonra yazdığı üçüncü ve son romanıdır. Türkçede yazılmış en güzel aşk romanlarının başında hatta ilk sırasında gelir Kürk Mantolu Madonna. Sabahattin Ali'nin sıcak samimi ve duru diliyle ustaca kurguladığı Kürk Mantolu Madonna antikahraman romanından izler de taşır.   Sabahattin Ali Büyükdere'de ikinci kez askerliğini yaptığı dönemde sol bileğini sakatlamasına rağmen romanı yazmaya devam etmiştir. Madonna ismi Orta-Çağ İtalyancasında "ma donna" öbeğinden gelmektedir. "Ma donna" kısaca "leydim" anlamına gelir ve Hz. Meryem'in sıfatlarından biridir.

Sırça Köşk 

Sabahattin Ali bu kitabındaki öykü ve masallarla kitabın yazıldığı dönemin iktidarını ve toplumsal düzeni eleştirir.

İşte böylece kudretlerinin sonu yokmuş gibi görünen yeryüzünde silinip gidecekleri akla bile gelmeyen bu devlerin şimdi yalnızca bataklıklarda kemikleri müzelerde iskeletleri ve masallarda korkunç fakat zararsız anıları kaldı.

"Çünkü hayatın durdurulamaz akışı bunu istiyordu..."

İçimizdeki Şeytan 

Sabahattin Ali'nin detaylı psikolojik çözümlemeler sunduğu bu roman içimizdeki kötülüklerle yüzleşmemizi sağlayan tahlilleri önümüze seriyor.  Sabahattin Ali'nin karanlık siyasetin bireyler üzerindeki baskısını zamanın sözde aydınlarının yozlaşmış ve çelişkili yönlerini incelikle ortaya koyduğu bir roman İçimizdeki Şeytan. İnsanın sorumluluktan kaçma çabası iradesizliği ve aczini gözler önüne sererken "İnsanı kendi davranışlarının sorumluluğunu taşımaktan alıkoyan nedir?" sorusuna derin sorgulamalarla çarpıcı yanıtlar veriyor. Günümüz insanında yansımalarını gördüğümüz karakterlerin ruhsal çözümlemeleri; felsefeye siyasete topluma ve bireye yönelik sarsıcı eleştirileri ile bu ölümsüz roman hiç şüphe yok ki Türk edebiyatının en değerli eserlerinden biri.

Yeni Dünya

Sabahattin Ali'nin 13 tane kısa öyküden oluşan kitabı. 
 "yeni dünya" lakaplı taşradaki erkek eğlencelerinde oynayan bir kadındır. Sabahattin Ali erkeklerin kadına bakış açılarından çok seyrek bahsetmiş ve daha çok kadının yaşadıklarını düşündüklerini ve hırslarını bir anlatıcı olarak anlatmıştır.  
Kitabın son öyküsü olan Hasanboğuldu'da; Sarıkız'ın tepesinden Edremit körfezi' ne bakıp Kazdağları'nın buz gibi suyunu içtikten sonra deli esen rüzgarına gönlünü bırakmışların usta kalemin hazin bir sevda için yazdıklarını okuyacaksınız.

1 Kişilik Dev Kadro 

"O ne yazdıysa O neyi nasip ettiyse onu yaşadım."

Her gökyüzüne baktığında oradaki yıldızlar kadar uzak sandığı hayaline nasıl ulaştığının rehberi niteliğinde bu kitap...
O MİT görevlisi bir dedenin torunu. Bomba uzmanlığından basın danışmanlığına oradan da kanserli olduğu halde ümidini kesmeden verdiği mücadelesine kadar yüreğini sonuna kadar açmış bir kadının gerçek yaşam hikâyesi...
Babasına duyuramadığı çığlıkları: "Sence ben seni gidişinden sonra affedebildim mi? Beni imkân varken imkânsız hale getirişini kabullenebildim mi? Yüreğimde açtığın yaralar tamir olabildi mi?"
Üvey annesinin elinden aldığı mirası...
Hiçbir kalıba sığmayan yoğun tempodaki iş hayatı: Sürmanşete çıkan istihbarat gazeteciliği Manukyan'la tanışması...
ABD eski başkanı Bush'un özel uçağı Air Force One'da yaşadığı sıradışı tecrübeleri... 
Şöhrete ulaştırıp servetlerine servet kattığı bazı ünlülere neden kızgın? Kim onlar?
Ve cevabını bulacağınız onlarca soru:
Fatih Altaylı'yla yaşadığı trafik kazasına kim sebep olmuştu?
Ajda Pekkan neden çocuk sahibi olmadı?
"Sibel Can'ın vücudunda kimsenin görmediği iki elbise var" derken neyi kastediyordu?
Çalışanını Cuma namazına gittiği için işinden atmaya kalkan ünlü kimdi?
Serdar Ortaç'a neden "Japon" imajı yaptı? 
Rafet El Roman neden apar topar evlendi?
Hangi pergel bacaklı şarkıcı onun dokunuşuyla stara dönüştü?
"NERMİN İMAJIMIN BESTEKÂRIDIR" diyen ünlü kimdi?
Sanat dünyasında "Sümbül Ağalık" ne demek?

Sanat camiasındaki vefasızlıklar sahte yüzler daha neler neler!

"Belki ben babamın 'ceza'sıydım bu hayatta ancak... çok güzel kariyer planları yaptığım şişik cüzdanlı bazı sanatçılarım içinse 'ödül'düm!.. 
Tüm bunlar ne içindi?
İnsanların hırsı para sevdası entrikaları birkaç kuruş daha kazanabilmeleri yüzünden mi? 
Can verirken yanlarında götüremeyecekleri saçma kuruşlar yüzünden içimi bu kadar acıtmaya değer miydi?"

Şimdi Evimdeyim 

Hitit yazısını çözmek için yıllarca uğraşan arkeologlar sonunda yazanın da yazanın ulusunun da binlerce yıl önce kaybolduğu tablet yığınından şu cümleyi buldular: "Nu ninda-a nezzatteni vadar-ma ekutteni." Tarihte çözülen bu ilk Hititçe cümlenin anlamı neydi biliyor musunuz? "Şimdi sen ekmek yiyeceksin sonra da su içeceksin..." Toplum insanların birbiriyle kurduğu ilişkilerden oluşan bir organizmadır. Kültür ise bu insanların dünyayla kurduğu ilişkilerin sonucudur. Kültürü dünyayla kurduğumuz ilişkilerin sonunda elde eder ve geliştiririz. Böylelikle bir düzen yaratır birikim sağlar ve hafıza oluştururuz. Yemek de dünyayla kurduğumuz bir ilişkidir; üstelik en güçlülerinden. Sadece ve tek başına besin tüketmenin bir aracı ya da tarifi değildir. Hafızamızdır düzenimizdir birikimimizdir. C. L-Strauss ''Bir toplumun yemek pişirme yolu bilincinde olmadan yapılarını tercüme ettiği bir dil gibidir'' derken galiba bu gerçeğin altını çiziyor. Mehtap Süner Susuzlu ''Şimdi Evimdeyim'' deki öyküleriyle bize bu yalın gerçeği bir kez daha hatırlatıyor. Her öyküye sızmış iç sızısıyla bitmeyen özlemi ve hayata duyduğu inançla. ''Şimdi Evimdeyim'' memleket hasreti çocukluk ve yemek bahane edilerek geçmişin hüzünlü ve masum koridorlarında yapılan meraklı bir yolculuk. Okurun içini titreten bir yolculuk...

Ercan Kesal

Satranç 

Satranç tesadüfen satrançla tanışan Dr. B'nin zamanla hastalıklı bir tutkuya dönen satranç sevdasını anlatır. New York'dan Buenos Aires'e giden bir gemide olaylar satranç şampiyonu Mirko Czentovic ile Dr. B'nin satranç müsabakalarından hareketle gelişir. Zweig bu uzun öyküsünü her zaman yaptığı şekilde titiz bir insan işçisi gibi işlemiş Avrupa'nın da içinde bulunduğu zor zamanları da düşünerek kurgulamıştır.

Yakıcı Sır 

On iki yaşında hasta ve ürkek bir çocuk olan Edgar bir dağ kasabasındaki otelde annesiyle birlikte yaptığı tatilde genç ve soylu bir adamla tanışır. Edgar'ın annesine ilgi duyan genç ve çapkın bir adam tarafından çocukça hislerinin nasıl kullanıldığının ve küçücük bir çocuğun yetişkinlerin karanlık sırlarına nasıl ortak olduğunun harika öyküsü...

Olağanüstü Bir Gece 

Baron Friedrich seçkinlerin hayatına özgü duyarsızlaşmayla boğuşan bir burjuvadır sıradan bir pazar gününü at yarışlarında geçirmesi tesadüfen suç işlemesine sebep olur. Bu suçla birlikte Baron'un hayatı dönülmez bir yola girecektir.

Bir Çöküşün Öyküsü 

Fransız sarayında etkili olmuş aristokrat bir kadın Madame de Prie Paris sosyetesindeki yüksek konumunu koruyabilmek adına durmadan entrikalar çevirmeyi ve kendi çıkarları uğruna başkalarını kullanmayı alışkanlık edinmiştir. Gün gelir ve bağımlı olduğu insanları bir bir kaybetmeye başlar; artık onlar tarafından ne seviliyor ne de merak ediliyordur. Bundan böyle yeni yaşamı şehirden uzakta inzivaya çekilmekten ibarettir. Eskiden sürekli davetten davete gezen bu soylu kadın içine düştüğü yalnızlıkla nasıl mücadele edecektir?

ÜRÜN ÖZELLİKLERİ
  • İlk Basım Yılı:
  • Baskı:1
  • Sayfa Sayısı:1250
  • Kağıt Türü:2. Hamur
  • Ebat:13,5 x 19,5
  • Cilt Durumu:Karton Kapak
ÜRÜN KATEGORİLERİ
YORUM YAPIN
Yorum Başlığı:
Yorumunuz*:
Alemdar Mah. Molla Fenari Sok. No: 35/B Cağaloğlu / Fatih / İstanbul / Türkiye   E-Posta : kitapburda@gmail.com
© 2019 Kitapburda Tüm Hakları Saklıdır.